top of page

📍Kızılırmak Mah. 1450. Sokak No:13 Çukurambar/Ankara

Customer service ☎️ 0850 307 07 24

  • Whatsapp
  • Youtube
  • Instagram
kadın doğum ve jinekolog

KADIN DOĞUM

Cerrahi İşlemler

Üreme organlarını ilgilendiren sorunlar bir kadını doktora getiren en önemli nedenler arasında yer alır...

Robotik Cerrahi

Üreme organlarını ilgilendiren sorunlar bir kadını doktora getiren en önemli nedenler arasında yer alır. Neredeyse çocukluk yaşından itibaren üreme organlarını ilgilendiren sorunlarla karşılaşmak mümkündür. Bunların bir kısmı tıbbı tedavi gerektiren hormonal bozukluklar, enfeksiyonlar olabilirken bir kısmı cerrahi tedavi gerektiren durumlardır. Yaşa bağlı değişiklikler olmakla beraber bir kadında en sık rastlanan ve cerrahi tedavi gerektiren durumlar myomlar ve yumurtalık kistleridir (çikolata kisti, dermoid kist, iyi huylu over tümörleri vb). Üreme organlarının fıtıklaşması olarak da söyleyebileceğimiz vajina ve rahimde sarkmalar ve idrar kaçırma yine sıklıkla ameliyat gerektiren durumlardır. İleri yaşa doğru görülme oranı artan ama yine de her yaşta görülebilen ve cerrahi tedavi gerektiren diğer önemli sorunlar ise rahim, rahim ağzı ve yumurtalık gibi üreme organları kanserleridir. Bu sorunlardan herhangi birinin varlığında hastalığın durumu, hastanın yaşı, beklentileri ve benzeri kriterler göz önüne alınarak tedavi yöntemi belirlenir. Kimi zaman organların korunması sadece sorun yaratan myom, kist gibi yapıların alınması tercih edilirken, bazı durumlarda veya kanser olgularında rahim ve yumurtalıkların tamamının alınması(histerektomi) gerekebilir. İdrar kaçırma ve sarkma durumlarında ise çoğu kez organlar korunurken düzeltici operasyonlar planlanabilir.

Bir kadın için tanı koyulan sorunun, cerrahi tedavi gerektirdiği bilgisini almak ve karar sürecine girmek her zaman zordur. Üreme organlarının kaybı ya da zarar görmesi korkusu yanında yapılacak cerrahinin hayatını ne kadar etkileyeceği konusunda ciddi sıkıntı ve kaygı duyar. Birçok açıdan olaya bakması gerekir. Ameliyatın zorluğu, erken ve geç dönemde yaratacağı sorunlar, ameliyat sonrası ağrılar, ne zaman iyileşirim, ne zaman sosyal hayata, işime dönerim, evime, çocuğuma bakarım gibi noktalarda haklı bir merak içinde olur. Bir ameliyat olacaksa bile bunu güvenli, hızlı ve en rahat şekilde atlatmak ister. Doğal olarak bütün bunların gözetildiği bir cerrahi yöntemi seçmek hastanın beklentilerine uyması açısından önemlidir.

Hastanın bu beklentisi hekim için de geçerlidir. Bir hastayı güvenli ve konforlu bir ameliyat yöntemi ile tedavi etmek hastaneler ve hekimler için de önemlidir. Hastasını hızlı ve iyi bir şekilde taburcu eden hekim en az hasta kadar mutludur. Dolaysıyla hem hekim için hem de hasta için güvenli bir yöntem seçimi ön planda olmalıdır.

Nitekim gelişen teknoloji bu olanağı sunmuştur. Bir kamera ile karın içine girilerek sağlanan görüş altında (laparoskopi:karın içine bakmak) birkaç küçük delikten ameliyat yapmak mümkün olmuştur.  Böylece uzun yıllardır kullanılan karında enine ya da boyuna büyük kesilerle yapılan açık cerrahilerin sayısı azalırken, küçük kesi ve hızlı iyileşme olmak üzere birçok avantajları nedeniyle kapalı (laparoskopik) cerrahilerin uygulanma oranı artmıştır.

Açık cerrahi yöntemlerde, karında uzun sürede, zor iyileşen ve fıtıklaşma olasılığı yüksek kesilerin kullanılması, kanama, enfeksiyon ve karın içinde yapışma riskinin yüksek olması ciddi sorunlardır. Açık cerrahi sonrası iyileşmenin geç olması ve uzun istirahat süreleri de oldukça önemlidir. Uzunca bir süre iş ve ev hayatına geri dönemeyen kadın için bu dönem bazen operasyonun kendisinden daha önemli bir karar sürecini oluşturmaktadır. Cerrahi sonrası dönemde kendisine veya çocuklarına bakacak birini bulmak ve uzaklaştığı iş hayatındaki sıkıntıları göğüslemek kadının kararlarını etkilemektedir. Öyle ki bazen 6-8 haftayı bulan istirahat süresi ve iş gücü kaybına neden olacak kadar önemli olmaktadır. Yine bu süre hastanın kendisi kadar yakınları içinde dikkat çeken bir konudur. Aile fertleri cerrahi kadar sonraki döneme de odaklanır ve planlarını buna bağlı yaparlar.

Kapalı (Laparoskopik, robotik) ameliyatlarda küçük kesi kullanılması ile karın duvarında az hasar oluşmakta cerrahi sonrası ağrı ve hareket sınırlılığı ihmal edilecek kadar azalmaktadır. Yine cerrahi işlem sırasında kanamanın az olması, enfeksiyon ve karın içi yapışma oranlarının düşük olması hızlı iyileşmeye yardımcı olmakta, neredeyse iz bırakmadan iyileşen küçük kesiler ise kozmetik ve estetik açıdan da memnuniyet yaratmaktadır.

Bir bireyin iş ve aile hayatı aksamadan, hastalıktan kurtulması ve kısa sürede iyileşmesi sadece kendisi ve ailesi için değil, çalıştığı kurum, yaşadığı toplum ve üretkenliği için de oldukça önemlidir.  Günlük pratiğimde sık karşılaştığım konuda burada yoğunlaşır. Artık cerrahi olmanın kaçınılmaz olduğunu anlaşıldığında güvenli bir cerrahinin yanısıra hızlı ve kozmetik iyileşme esas beklenti haline gelir. Dolayısıyla örneğin açık bir cerrahi ile rahimin alınması yerine laparaskopi ya da robotla rahim alınması arasındaki fark hasta için oldukça önemlidir.

Laparoskopik cerrahinin geçmişi eski olsa da gelişmiş uygulamalar ve cerrahi teknikler son yirmi yıla yoğunlaşır. 1980 li yıllardan beri ülkemizde de uygulanan laparoskopik yöntem ile çok sayıda jinekolojik soruna müdahale etmek mümkündür. Ancak laparoskopik cerrahi işlemlerin nispeten zor öğrenilmesi ve kullanılan aletlerin kısıtlı manevra yeteneği, iki boyutlu ve cerraha yardımcı bir asistanın kontrol ettiği kamera sistemi ile operasyonun yapılıyor olması başlıca zorluklarıdır. Histerektomi , myomektomi, kanser ameliyatları gibi ciddi ameliyatlar için iyi yetişmiş deneyimli laparoskopik cerrahlar gereklidir.

Robotik sistem laparoskopik cerrahinin sunduğu avantajları sağlarken zorlandığı noktaları aşmak için geliştirilmiş ileri düzey   bir kapalı cerrahi sistem olarak tanımlanabilir. Laparoskopik cerrahinin tüm avantajlarını sunan bu yöntem üstünlük olarak laparoskopik cerrahide çekilen birçok zorluğu ortadan kaldırmaktadır. Cerrahi sırasında kullanılan robot kolları ve kollara yerleştirilen manevra yeteneği yüksek aletler, 3 boyutlu ve cerrah tarafından kontrol edilen kamera sitemi ile kapalı cerrahi uygulamalarında gerçek bir devrim yaşanmıştır. Laparoskopik cerrahi ile operasyon yapılması mümkün olmayan bazı hasta gruplarında özellikle obez hastalarda, uzun cerrahi gerektiren, laparoskopi ile yapılması uzun süren cerrahı zorlayan kanser ameliyatlarında, teknik olarak zorluk seviyesi yüksek operasyonlarda, laparoskopik aletlere göre çok daha gelişmiş robot aletlerinin kullanımı ile işlemlerin yapılması mümkün ve kolay hale gelmiştir.

Üroloji, kalp damar cerrahisi, göğüs cerrahi, genel cerrahi gibi birçok cerrahi branşta kullanılmaya başlanan robotik cerrahi sistemi jinekolojik sorunlarda da hızlıca kullanılmaya başlanmıştır. Nitekim başta Amerika(ABD) ve Avrupa olmak üzere dünyada jinekolojik kanserlerin ve iyi huylu jinekolojik sorunların cerrahi tedavisinde (myomektomi, histerektomi , kist çıkarılması, sarkma operasyonları) yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Da Vinci olarak anılan bu robotla cerrah, operasyon bölgesine yerleştirilen robot kollarını,  parmakları ve ayakları ile hareket ettirerek tüm operasyonu gerçekleştirir. Ameliyatın özel geliştirilmiş, üç boyutlu, cerrahın kendi kontrol ettiği bir kamera ile elde edilen kaliteli bir görüntü altında yapılması, robot kollarının manevra kabiliyeti kadar önemlidir. Böylece yakın ve iyi bir görüş altında çok marifetli kollarla ,oldukça zor hareketleri dar ve sıkıntılı alanlarda yapmak mümkün hale gelmiştir. Cerraha sağladığı konfor sayesinde uzun ve zorluk derecesi yüksek ameliyatlar başarılı bir şekilde gerçekleştirilir. Cerrahın uzun süren ameliyatlarda ki gibi yorulma olasılığı daha azdır. Dolaysıyla teknik açıdan zor bir operasyonun başarılı bir şekilde yapılması hasta içinde güvenliği oldukça artırmaktadır.

Robotik cerrahi ülkemizde on yılı aşkın süredir olsa da, hala çok az merkezde kullanılmaktadır. Cerrah sayısının az olması kadar yöntemin avantajlarının hastalar tarafında henüz tam öğrenilmemesi önemli eksiklerdir. Robotik cerrahinin hız kazandığı gelişmiş ülkelerdeki veriler yakın bir tarihte açık cerrahi kullanımının çok azalacağını göstermektedir. Özellikle ürolojide prostat kanseri ameliyatlarının % 93’nün bu yöntem ile yapılması ve jinekolojik operasyonların neredeyse yarısında robotik yöntemin kullanılıyor olması sistemin hem hastalar hem de cerrahlar tarafından tercih edildiğini ortaya koymaktadır. Yakın bir gelecekte bir çok branşta birden yaygın olarak kullanılacağı da aşikardır.

Ülkemizde de yöntemin avantajları öğrenildikçe açık cerrahi tercihlerin azalacağına şüphe yoktur. Nispeten maliyetli oluşu şimdilik bir sorun olarak görünse de açık cerrahiye üstünlükleri nedeniyle yöntemin bilinirliği arttıkça kullanımının artacağı kesindir. Uygun vakalarda operasyon kararı alınan hastaya cerrahi yöntem tercihinde tüm seçenekleri sunmak hem doktor için etik bir davranış hem de hasta için bir haktır. İlk uygulamalardan bu yana kendisini de yenileyen bu sistemin geleceğin cerrahisi olduğu ve ülkemizde de zaman içinde yaygınlaşacağını tahmin etmek zor değildir.

Hali hazırda robotik cerrahi için Da Vinci Robotik Sisteme sahip olmak  yanında deneyimli, iyi bir cerrah kadrosuna ihtiyaç vardır. Hızla büyüyen ve gelişen teknolojiyi yakından takip eden Koru Hastanelerinde hem üroloji ve genel cerrahi operasyonlarında hemde jinekolojik hastalıkların cerrahi tedavisinde de hali hazırda kullanılan ileri düzey laparasopik cerrahi uygulamalarının yanında robotik cerrahi kullanımı gittikçe artmaktadır. Hasta güvenliği  ve konforunu öncelikli tutan hastanemiz bu anlamda Ankara da bir ilk gerçekleştirilmiş ve robotik cerrahi teknolojisi deneyimli ekibi ile birlikte hizmete sunulmuştur.

Ofis Histeroskopi

Histeroskopi bir kadın hastalıkları uzmanının rahim boşluğunu kamera sistemi ile incelemesini ve gerekirse cerrahi müdehale yapabilmesini sağlayan bir işlemdir. Histeroskopi işlemi tanı veya tedavi amaçlı kullanılabilmektedir. Tanı amaçlı hiisteroskopi yalnızca birkaç dakika sürer ve bazen ayaktan tedavi bölümünde hastaya anestezi uygulanmadan yapılabilir. Belirli bir hastalığı tedavi amacıyla uygulanan histeroskopi genellikle genel anestezi altında, aynı gün taburcu olabilecek şekilde uygulanmaktadır.Histeroskopi, içerisinden cerrahi aletlerin de geçişine izin veren bir teleskopik bir sistemdir. Rahim boynundan rahim boşluğuna teleskop aracılığıyla girilir.Rahim boşluğunu değerlendirebilmek için rahim duvarlarının ayrılması gerekir, bunun için içeriye karbon diyoksit gazı (artık kullanılmıyor) veya uygun sıvılar verilir.

Ne Zaman Kullanılır?

Tanısal Olarak;

  • Kısırlığın nedenlerini araştırmada

  • Aşırı kanamalı veya düzensiz adet görme nedenlerini araştırırken

  • Menopozdan sonrası kanamalarda

  • Tekrarlayan düşüklerde

Tedavi Amaçlı;

  • Anormal kanamalarda, rahim mukozasının alınması veya yakılması

  • Rahim içindeki myom veya poliplerin alınması

  • Yabancı cisim çıkarma ( gömülü ya da kayıp rahim içi araç)

  • Rahimdeki yapışıklıkları kesme

  • Rahim içindeki perdenin düzeltilmesi veya rahim boşluğunun genişletilmesi

Komplikasyonlar

Risk taşımayan ameliyat yoktur fakat bu ameliyatın riski çok azdır. Sigara içen veya çok kilolu
kadınlar için risk daha fazladır.

  • Kanama

  • Rahim duvarının delinmesi

  • Enfeksiyon

gibi komplikasyonlar oluşabilir.

İyileşme

İşlemi takiben aşağıdaki belirtiler oluşabilir:

  • Bayılma

  • Adet ağrılarına benzer kramplar

  • Hafif kanama

  • Omuz başlarında ağrı

Taburcu Edildikten Sonra

Hastaneden genellikle aynı gün taburcu edilirsiniz. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız hastanede bir gece kalmanız sağlanabilir.
Kanama durduğunda kendinizi daha iyi hissettiğiniz zaman olağan fiziksel ve cinsel etkinliklerinize başlayabilirsiniz.

Histereskopik Uterin Septum Rezeksiyonu

29 yaşında ve 7 yıllık evli olan hastamız, 3 kez gebe kalmasına rağmen gebeliklerinin hepsi erken haftalarda düşük ile sonuçlanmış. Bu şikayetler ile kliniğimize başvurdu, yapılan muayene ve kontrollerden sonra hastada Uterin septum tespit edildi. Prof. Dr. Aydan BİRİ tarafından ofis histereskopi yöntemiyle septum rezeksiyonu yapıldı. İşlem komplikasyonsuz şekilde tamamlandı ve hastamız şifa ile taburcu edildi.

Septum (Rahim İçi Perde) Nedir?

Rahim ve/veya vajenin, kişi henüz anne karnında iken organların gelişim hatası sonucu oluşur. En sık füzyon (birleşme) hataları nedeniyle oluşurlar ( rahim ve vajen, ayrı iki parçanın orta hatta birleşemesi ile oluşur, bu birleşimde olan anormallikler sonucunda septum oluşur).
Septum ( rahim içi perde) rahmin bir duvar veya perde ile yukarıdan aşağıya doğru ikiye bölünmüş olmasıdır. Septumun uzunluğuna göre yani rahmin alt kısmına uzanmasına göre şiddeti (hafif, orta, derin) değişir.

Neden Önemlidir?

Septum, bir kısırlık (infertilite) nedeni olarak görülemez fakat özellikle düşük ve erken doğumlara neden olabilir.

Nasıl Tanı Konur?

Kesin tanı histeroskopi ile konur. Erken doğum ve sık düşük gibi kötü obstetrik hikayesi olanlarda vajinal ultrasonografi ile tanı koymaya çalışılabilir. Rahim filmi (HSG) de tanıda yardımcıdır.

Nasıl Tedavi Edilir?

Septumun altın standart tedavisi histeroskopi işlemidir. İşlem vajinal yolla yapılır ve makas, koter veya lazer kullanılarak yapılabilir. En fazla kullanılan yöntem koter ile septumun kesilmesidir. Tecrübeli ellerde tedavi çok başarılı ve sorunsuzdur. Septum çıkartılması sonrasında kötü gebelik öyküsü olan kadınların %90’ında normal gebelikler elde edilir. Histereskopi, genel anestezi ya da spinal anestezi altında yapılabilir, sonrasında hastanede kısa bir süre takip edildikten sonra hasta taburcu edilir. Çok nadiren kesme işlemi sırasında rahmin delinmesi komplikasyonu olabilir ama yeterli cerrahi tecrübe ile pek görülmez.

Operatif Histeroskopi

Histeroskopi bir kadın hastalıkları uzmanının rahim boşluğunu kamera sistemi ile incelemesini ve gerekirse cerrahi müdehale yapabilmesini sağlayan bir işlemdir. Histeroskopi işlemi tanı veya tedavi amaçlı kullanılabilmektedir. Tanı amaçlı hiisteroskopi yalnızca birkaç dakika sürer ve bazen ayaktan tedavi bölümünde hastaya anestezi uygulanmadan yapılabilir. Belirli bir hastalığı tedavi amacıyla uygulanan histeroskopi genellikle genel anestezi altında, aynı gün taburcu olabilecek şekilde uygulanmaktadır.Histeroskopi, içerisinden cerrahi aletlerin de geçişine izin veren bir teleskopik bir sistemdir. Rahim boynundan rahim boşluğuna teleskop aracılığıyla girilir.Rahim boşluğunu değerlendirebilmek için rahim duvarlarının ayrılması gerekir, bunun için içeriye karbon diyoksit gazı (artık kullanılmıyor) veya uygun sıvılar verilir.

Tedavi Amaçlı

• Anormal kanamalarda, rahim mukozasının alınması veya yakılması
• Rahim içindeki myom veya poliplerin alınması
• Yabancı cisim çıkarma ( gömülü ya da kayıp rahim içi araç)
• Rahimdeki yapışıklıkları kesme
• Rahim içindeki perdenin düzeltilmesi veya rahim boşluğunun genişletilmesi

Komplikasyonlar

Risk taşımayan ameliyat yoktur fakat bu ameliyatın riski çok azdır. Sigara içen veya çok kilolu kadınlar için risk daha fazladır.
• Kanama
• Rahim duvarının delinmesi
• Enfeksiyon gibi komplikasyonlar oluşabilir.

İyileşme

İşlemi takiben aşağıdaki belirtiler oluşabilir:
• Bayılma
• Adet ağrılarına benzer kramplar
• Hafif kanama
• Omuz başlarında ağrı

Taburcu Edildikten Sonra

Hastaneden genellikle aynı gün taburcu edilirsiniz. Kendinizi iyi hissetmiyorsanız hastanede bir gece kalmanız sağlanabilir.Kanama durduğunda kendinizi daha iyi hissettiğiniz zaman olağan fiziksel ve cinsel etkinliklerinize başlayabilirsiniz.

Laparoskopik (Kapalı) Cerrahi

Laparoskopi kelime anlamı olarak karın içinin gözlenmesi anlamına gelir.

Kadın hastalıkları ve infertiliteye (kısırlığa) yolaçan sorunların tanısı ve tedavisinde kullanılan çok küçük çaplı özel aletlerle ve ince bir kamera ile karın içi ve iç genital orgaların gözlemlenmesini sağlayan bir yöntemdir.

Laparoskopi Nasıl Yapılır?

Operasyon genellikle mensturasyondan (adet kanamasından) sonra ve genel anestezi altında ameliyathane şartlarında yapılır.

Göbekten bir iğne ile girilerek karın içi karbondioksit ile doldurulur. Gaz karın içerisindeki organları geriye doğru iter böylece laparoskop (kamera) karın içindeki organlara zarar vermeden yerleştirilir.

Laparoskop (kamera) yaklaşık 2-10 mm çapında açılan delikten sokulur. Diagnostik laparoskopi ve/veya cerrahi laparoskopi oluşuna göre delik sayısı 2 ila 4 arasında değişir. Laparoskoptan elde edilen görüntü televizyon ekranına aktarılarıp 6-10 defa büyütülür. Bu da küçük organları daha net görmemizi sağlar.

Laparoskopinin Avantajları Nelerdir?

  • Karın açılmadığı için büyük bir yara izi oluşmaz.

  • Karın açılmadığı için iltihaplanma riski azdır.

  • Karın açılmadığı için ameliyat sonrası ağrı çok azdır.

  • Karın açılmadığı için hasta daha çabuk iyileşir.

  • Karın açılmadığı için hastanede kalış süresi kısalır.

  • Hastanın ortalam işe yeniden dönme süresi ortalama 7-15 gündür.(klasik ameliyatlarda bu süre 6-7 haftadır).

  • Karın içi organlar büyütülerek gözlemlendiği için cerrahi hakimiyet daha iyidir.Dokulara ve organlara çok az zarar verir. Yani koruyucu bir cerrahi yöntemdir.

Laparoskopinin Riskleri Nelerdir?

Genel anesteziye bağlı çok kısa süren baş ağrısı, bulantı ve kusma olabilir.

Operasyon sırasında diğer karın içi organlar, bağırsaklar ve damarlar yaralanabilir. Ancak laparoskopiyi yapan doktor bu yaralanmalara anında müdahale ederek yaralanan bölgeleri tamir edecektir.

Nadir olarak cerrah tarafından gereken durumlarda(organ veya damar yaralanmaları, ameliyatın devamına engel teşkil eden yapışıklıklar…) açık ameliyata(laparotomi) geçilebilir.

Vajinal Cerrahi

  • Vajinal Histerektomi

  • İdrar Kaçırma Ameliyatları

  • Sistosel Ve Rektosel

  • Perine Onarımı

  • Vajinoplasti

  • Kolposkopi

  • Vulvoskopi

  • Biyopsi ve Küretajlar

Miyomektomi

Miyom Nedir?

Rahimde ur dendiğinde akla ilk gelen myomlar ya da fibroidlerdir. Myomlar ya da halk arasında söylendiği şekliyle miyom rahim ve rahim ağzında daha nadiren vajinada görülebilen, düz kas dokusundan gelişen selim (iyi huylu) tümöral yapılardır. Genellikle yuvarlak ve pembemsi renktedirler ve rahim içinde her yerde bulunabilirler. Otuzbeş yaşın üzerindeki kadınların % 20’sinde rahimde myom görülmektedir. Yani aslında oldukça sık rastlanan oluşumlardır. Rahimin yani uterusun tamamını ileri derecede büyüten myomlara Kugel Myom denir. Çok sayıda ve büyük myomlar olduğunda görüntü bir patates çuvalına benzediğinde ise Patates Çuvalı Myom denmektedir. Myomlara en çok 35-45 yaş grubu kadınlarda rastlanır. Ergenlikte ve menopoz döneminde myom görülme sıklığı düşüktür ve doğurganlık yaşlarında miyom tanısı almış çoğu kadında menopoza girdiklerinde myom boyutlarında küçülme ve şikayetlerde gerileme olabilir.

Miyomun Belirtileri Nelerdir?

  • Myomlar sıklıkla belirti vermezler. Rutin jinekolojik muayene esnasında tesadüfen tanı konulur. Kanama düzensizlikleri (aşırı,sık ve ara kanamalar), kasık ağrısına sebep olabilir.

  • İdrar torbasına bası nedeniyle sık sık idrara çıkma

  • Barsaklara bası yaparak kabızlığa neden olma

  • Karında büyüme veya şişlik, ele gelen kitle

  • Adet dönemlerinde yada cinsel ilişki sırasında kuyruk sokumuna doğru ağrı ( ağrılı cinsel ilişki=Disparonia)

  • Tüplerin yada rahmin ağzını kapayarak kısırlığa neden olur (infertilite)

  • Rahim içini kaplayan myomlar bazen tekrarlayan düşüklere yol açabilirler

  • Myom tanısı koymak kolaydır. Tipik belirtilerle gelen bir kadında yapılan basit bir Jinekolojik Muayene  ve ultrason  ile tanı koyulur.

Miyom Neden Olur?

Myomun oluşumundaki mekanizmalar tam olarak açıklık kazanmamış olsa da, gelişme-büyümesinde östrojenin (kadınlık hormonunun) yer aldığı gösterilmiştir. Genel olarak myomlarda % 0.5 oranında kanser gelişim olasılığı olduğu kabul edilmekle birlikte, birçok çalışmada bu oranın çok daha düşük olduğu görülmüştür.

Miyom Kimlerde Daha Sık Görülür?

Aile öyküsünde miyom olan kişilerde miyomlar daha sık görülmektedir.

Miyom Nasıl Bir Operasyonla Çıkarılır?

Miyomların çıkarılması operasyonuna miyomektomi adı verilir. Bu operasyon üç şekilde yapılır: Abdominal (açık) cerrahi, laparoskopik/robotik cerrahi (kapalı) veya histereskopik (submüköz myomlar) cerrahi. Abdominal cerrahide karın alt duvarına yapılacak bir kesiden miyomlara ulaşılır ve miyomlar çıkarılarak rahim duvarı onarılır. Laparoskopik/robotik cerrahide karında açılacak birkaç delikten bir kamera ve cerrahi aletler yardımıyla miyomlara ulaşılarak miyomlar çıkarılır. Robotik miyomektomi de ise bu işlemlerde cerraha bir robot operasyon aşamasında yardımcı olur. Histereskopik cerrahide ise vajinal yolla kamera kullanılarak rahim içerisine ulaşılır ve miyomlar çıkarılır. Bu yöntem sadece submüköz myomlarda uygulanabilir.

Miyom Tedavi Edilmezse Ne Tür Sorunlara Yol Açar?

Miyomlar tedavi edilmediği takdirde artan kanama miktarına bağlı olarak anemiye neden olabilir. Gebelik istemi bulunan kişilerde rahim iç duvarını düzensizleştirerek gebelik meydana gelmesini engelleyebilir. Kabızlık, idrara sık çıkma ve karın ağrısı gibi nedenlerle kişinin hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir.

Miyom tedavisinde rahmin alınması hangi durumlarda gereklidir?

İlerleyen dönemlerde çocuk doğurma isteği bulunmayan ve adet kanamaları yoğun olan kişilerde rahimin alınması miyomlar için kesin tedavi sağlar.

Miyomların İlaçla Tedavisi Mümkün mü?

Şu anda myomları küçültüğü bilinen herhangi bir ilaç yoktur. Kişiyi geçici olarak menopoza sokan aylık ya da üç aylık iğneler uygulandığında, hormon seviyelerinin menopozdakine benzer şekilde düşmesinden dolayı elbette myomun hacmi de küçülecektir. Ancak ilaç bırakıldıktan ve adetler geri geldikten 2-3 ay sonra myomun eski büyüklüğüne geri döndüğü görülmektedir. Ayrıca geçici menopoz tablosunda hastanın şiddetli ateş basmaları ve eğer tedavi uzun sürerse kemik erimesi de olabilmektedir.
Bu tedavi yöntemi myomun ameliyatla çıkarılmasından önce operasyonda olabilecek kan kaybını azaltmak ve myom hacminin küçültülerek operasyonun kolaylaşmasını sağlamak amacıyla bazı hekimler tarafından ameliyat öncesi kısa süreli olarak kullanılmaktadır.
Özellikle ameliyat Laparoskopi  ile olarak yapılmak isteniyor ve myom boyutları çok büyükse ameliyat öncesi bu ilaçlar kullanılabilir. Ayrıca bu grup hastalarda uzun süren aşırı kanamalara bağlı olarak anemi (kansızlık) geliştiği için bu tedavi ile aneminin düzelmesi sağlanmaktadır. Çünkü tedavi sırasında hasta adet görmemekte ve hastanın kan kaybı olmamaktadır.
Myomların yol açtığı uzun süren kanamalar, ara kanamaları gibi adet düzensizlikleri söz konusu olduğunda operasyon seçeneğinden önce en sık olarak progesteron hormonu içeren değişik haplarla tedavi de uygulanmaktadır.

Unutulmamalıdır ki kanama sebebiyle derin anemiye, infertiliteye ve sosyal yaşamı etkileyen ağrıya sebep olan myomların kesin tedavisi cerrahidir.

Over Kisti Cerrahisi (Yumurtalık Kisti)

Over kistlerinin çıkarılması, genellikle hasta semptomları veya overyan malignite (kanser ) kaygısı nedeniyle uygulanır. Jinekolojinin sık görülen kitlelelerini oluştururlar. Genellikle iyi huyludur. Over kanserleri patolojik inceleme sonrası ayırt edilirler.

Tanı yöntemlerinde ilerlemelere rağmen klinik olarak iyi yada kötü huylu tümörleri ayırmak olanaksızdır. Bu yüzden overyan kitlelerin takibi ve patolojik tanısı önemlidir.

Kistik Over Kitleleri

İyi yada kötü huylu over kitleleri genellikle kistiktir. %5-15 oranında görülür. İkiye ayrılır: Kistik neoplaziler, ve fonksiyonel over kistleri.

Basit kistler: ultrasonda düzgün sınırlı ve içinde septa ve ekojen görüntü içermezler. Premenopozal dönemde genellile takip edilir. Menopoz sonrası dönemde 5 cm’nin altındaki kistler CA-125 değeriyle birlikte takip edilir.  5 cm’nin üzerinde kist var ise ve tekrar eden muayenelerde  devam ediyorsa cerrahi olarak eksize edilirler.

Komplike kist: overyan kistler aşağıdaki kriterlerden birini içeriyorsa komplike kist olarak adlandırılır. Bu özelikler ultrason ile belirlenirler.

  • Septasyon

  • Duvarda nodül

  • Düzensiz duvar kalınlığı

  • Ekodens gölgelenme

  • Bölgesel, yaygın, parlak ekolar

  • Hiperekoik çizgiler ve noktalar

Kompleks kitlelerde endometrioma ya da matür kistik teratomun (dermoid kist=içerisinde kıl, yağ dokusu, kemik diş olabilen ağır over patolojisidir.) tipik özellikleri belirlenemezse iyi huylu, kötü huylu ayırımını yapmak zordur. Dermoid kistler nispeten ağır kistler olduğu için torsiyon riski yüksektir. Bu nedenle genellikle cerrahi olarak çıkarılması önerilir. Menopoz döneminde ve menopoz öncesi dönemde devam eden kompleks kitlelerin çıkarılması önerilir. Ultrasonda tamamen kitle veya bir kısmı kitle görünümünde ise yine çıkarılması önerilir.

Over Kistlerinin Onkologlarca Değerlendirme Kriterleri

Menopoz Öncesi Dönemde :

  • CA-125 > 200 u/ml

  • Asit

  • Karın içi ya da uzak organlara yayılım bulgusu

  • 1.derece akrabalarda meme ya da over kanseri olması

Menopoz Döneminde :

  • CA-125>35 U/ml

  • Asit

  • Muayenede ele gelen nodül olması veya yapışık olması

  • Karın içi ya da uzak organlara yayılım bulgusu

  • 1. Derece akrabalarda meme ya da over kanseri olması

muayene de bu kriterlerden herhangi birine rastlanırsa hasta malign bir hastalık (kanser) yönünden ayrıntılı bir şeklide değerlendirilmesi gerekir.

Endometrioma : Over içindeki kistik endometrium lezyonlarıdır. Endometriozisin overdeki adlandırılmasıdır.  Ultrasonda tipik olarak düzgün duvarlı, laparoskopide koyu çikolata görünümlü sıvı ile dolu, kahverengi kist görünümündedir. Endometriomada tedavihastanın şikayetine ve kaygısına göre değişir. Tedavisi hastanın başvuru sebebi infertilite (kısırlık ) için mi yoksa ağrı için mi olduğu ile ilgili değişir.

Tubo-Ovaryan Abse

Genellikle pelvik inflamatuar hastalığın sonucu olarak karşımıza çıkar. Ancak bazen rahim içi iltihap, böbrek iltihabı, ve ya kanserlerden de kaynaklanabilir. Klasik olarak polimikrobiyaldir. Rahim içi araçların (spiral ) bir komplikasyonu olarak ta karşımıza çıkabilir.

Bu hastalar genellikle alt karın ağrısı ve tek taraflı kitle ile gelir. Ateş ve kan testinde beyaz küre artışı olmayabilir. Abse eğer yırtılırsa titreme, ateş ve ilerleyici karın zarı iltihabı ve şiddetli ağrıya sebep olur. Abse tedavisinde cerrahi ve medikal tedavi birlikte verilir.


bottom of page